Reklam
Anasayfa > Yazarlar > Bahadır Demirçeviren > Ayıptı, verilmezdi rektörün cebi herkese..
Bahadır Demirçeviren

Ayıptı, verilmezdi rektörün cebi herkese..

15.07.2021 10:20 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Bahadır Demirçeviren

 

                                                 

Üniversite kampüsleri ilgi çekicidir. Bilim yuvasının akademisyenleri, doçentleri, profesörleri aykırı fikirler, zıt görüşler..  Biz haberciler adına tam bir pazar yeridir. Akademisyenleri ve bu kadar çeşitli fikrin benimsendiği ortamları yönetmek zordur.  Burada bir virgül koyup 8,9 yıl öncesine gidelim.

Telefonum çaldı, arayan bir balıkçı. Marmara Denizi’nde 30 yılı aşkın süredir avlandığını ve her balığı tanıdığını ancak bugün tuttuğu balığı ilk kez gördüğünü söylüyor. Sonra da akıl etmiş bizim balıkçı, Balıkesir Üniversitesi’nden hocalara ulaşmış onlarda balığı almak için yola çıkmışlar. Bilim insanları inceleyecek kendine göre. Biz işin haber ayağındayız. Hemen dönemin rektörünü aradık. O yıllarda rektörler cepten aranmazdı, ayıptı sanki. Vermezlerdi ceplerini bize, gasteci milletiyiz ya napacağımız belli olmaz. Biz bu konuda haber yapmak isteğimizi özel kaleme ilettik. Bir gün geçti ses yok, iki gün geçti soluk yok. Üçüncü günde biz özel kaleme ulaştık. ‘Biz kendisine ilettik’ dediler. Tam 17 gün sonra telefonla dönüş oldu ve bize izin verdiler. Biz de incelemeyi yapacak hocamızı aradık. ‘Balığı biz kestik, inceledik. İnceleme bitti’ .. Bizim haber de suya gitti.

Bir balığın inceleme haberini yapabilmek için 17 gün beklediğimiz rektörlük makamı, bugün İlter Hoca’ya emanet. Göreve geldiğinde herkeste aynı fikir vardı aslında. ‘Çok farklı olmayacak’ , ‘Bu da vermez telefonunu’ , ‘Seçilince bir kez görürüz, bir de diploma töreninde’ . Konuşuldu bunlar, kimse yalan söylemesin, kaçak güreşmesin.  

Bir takım idareciler Tıp Fakültesi fikrine uzak bakarken, acil servisin gereksiz olduğu fikrini benimserken Ankara yollarını adeta düz etti Rektör İlter Kuş ve kısa sürede dinamik bir acil servis ile tıp fakültesi ortaya koydu. Zamanında gereksiz görülen, ‘şehre bir faydası olmaz’ diye düşünenlerin olduğu Balıkesir Üniversitesi Hastanesinde 100 bini geçen COVİD test sayısı ile çevre illerin öncüsü durumunda bugün. Görevli doktorları, yapılan operasyonları söylemiyorum. Zayıflatma ameliyatı bile yapıyorlar, siz düşünün.

3000 kişilik kız yurdu inşaatı başladı, şehitlerin adını salonlara verdi, kütüphane projesini tamamladı. Teknokentin kurulmasında ise başroldeydi diyebilirim kısaca.   Üniversitenin boş arazilerine buğday ekiyorlar mesela, hasat zamanı da çizmeleri çekip tarlaya giriyorlar. Arılardan tutun da büyükbaşlara kadar hayvancılığın içindeler. Körfezde zeytinyağı üretiyor mesela Balıkesir Üniversitesi. Hani yıllardır şehirle bütünleşme, sanayi ile entegre olmak falan diyoruz ya, koca koca tuğlalar koyuyor Balıkesir Üniversitesi bu yolda. 

Hani, bir balık öyküsü anlatmıştım ya 17 gün izin için bekledik diye. Şimdi o üniversite doğru bir yönetim ile öyle bir noktaya geldi ki. Genel cerrah, yara dikiş olmadan ameliyat yapıyor, haber çalışması için bizde koşa koşa üniversiteye gidiyoruz. Şehirde taş üstüne taş koyanın yanında olmak bizim de vazifemiz.

Ayrıca cep numarasını vermek ve rektörü cebinden aramak ayıp değilmiş. Öyle dedi İlter Hoca. Bu balık hikayesini anlattığımda ‘Her zaman arayabilirsin’ diyerek numarasını bile paylaştı.  

B.D. 

ihh 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.